Ercan AYDIN

Hoşgeldiniz

Ercan Aydın

Hizmetler

Referanslar

Kitaplar

Sihirli Adımlar

Satış

Kanal Yönetimi

Okur Görüşleri

Altın Madeni

Yüksek Topuklu Lider

Kadının Yükselişi

Zümrüt Madeni

Geleceğe Köprüler

Pro Koç

Elmas Madeni

Hayal ve Gerçek

9

Günden Geceye

Uyku Partisi

Başarı

Koçluk

Koçluk - Etik Kuralları

Koçluk Sertifikasyonu

Koçluk - Soru ve Cevaplar

ICF®

Koçluk Araçları

Hayat Çemberi

Hayat Karnesi

Dilek Ağacı

Köprüler

Bridges to The Future

Where Are You?

Your Dream World

Design The Bridge

Built The Bridge

Use The Bridge

What is Next?

Keyif

Her

Anın

Tadını Çıkar :)

Müzik

Sinema

Kitap

Sesli Kitap

Kişisel Gelişim Uzmanları

English

Ercan AYDIN

Professional Coaching

Leadership & Consultancy

Professional Speaker

Connect

HEDEFE DOGRU ADIM

SİHİRLİ ADIMLARLA SATIŞ

Sistem Yayıncılık aracılığı ile Haziran 2011'in son haftası piyasaya sunuldu.

İÇİNDEKİLER

Başarıya Atılan Adımlar 

Gerçekleşen Hayaller

Başarı Anahtarları

Yol Haritası

Satışla İlgili Temel Kavramlar

Satış Kanalları Yönetimi


BAŞARIYA ATILAN ADIMLAR
“Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez”.
Andre Gide
 
Evin balkonundan, sitenin bahçesine bakıyorum. Yüzümde keyif ve hayranlık arasında gidip gelen bir gülümsemeyle, orta şekerli kahvemi yudumluyorum. Gözlerim özenle budanmış ağaçlar, zümrüt yeşili çimlerin kenarlarında açan rengarenk çiçeklerin üzerinde geziniyor. Ne kadar da güzeller... Bu manzara, eve taşındığımızdan beri hep bir zenginlik, huzur ve mutluluk hissi doldurdu içime. Zor olmuştu Ülkü’yü ikna etmek ama sonunda başarmış, uzun hesaplamaların ardından gözüme kestirdiğim evi almıştım.

On beş yıl önce İstanbul’a gelme kararı verdiğimde, bunu hayal etmiş miydim? Böylesi bir manzarayı karşıma alacağımı, balkonun diğer tarafına kafamı çevirdiğimde denizin maviliğini göreceğimi... İstanbul’a gelişim, o dönemde doğru olduğuna inandığım, bir sonraki adımı atma cesaretimi ifade ediyordu. Herşeyi arkamda bırakmıştım; babamın bizim için aldığı evi, arkadaşlarımı, kendi işimi...

“İyi ki arkamda bırakmışım” diyorum, gözlerim rüzgardan dağılmasın diye yaprakları toplanan palmiyeye takıldığında, yeni biçilen çimenler üzerinde tekrar süzülmeye başlandığımda ise tek birşey var aklımda; “yazmalıyım”. İçeri giriyorum.

Kafamı çok vurdum duvarlara. Kan revan içerisinde kalmak nedir bilirim. Çok acıdı canım. Senin acımasın... Attığım adımlar, beni beklemediğim kadar iyi bir hayata taşıdı. En büyük destekçim, cesaretimdi. Yaktım yıktım tüm köprülerimi, ileriye doğru atılırken. Bakmadım mı sanıyorsun arkama, baktım. Hem de özlemle. Ama devam ettim yola, doğru olduğuna inandığım, hissettiğim yönde. Sonuç hep iyi oldu. Belkide iyi olmasını böylesine yürekten, içten istediğim için, iyi oldu. İyi olmasını düşünmekten başka bir seçenek vermedim kendime.
“Senin acımasın” dedim ama, seçim senin tabii ki. Canının acıyacağını bilerek de atıyor insan adımlarını, istediği geleceğe: doğru yoldasın, devam et. Ne istediğini biliyorsan, aynen devam; acı çekmek, işin tuzu biberi. Ne istediğini biliyor musun?

Ben, hissediyordum. Soğuk bir Şubat ayında Ankara’daydım. Dışarıda ıslık çalan rüzgar, kafamda uzun zamandır dolanıp duran düşünceleri dağıtıverdi. O an karar verdim: “İstanbul’a gidiyorum, hayattan istediğim bu değil. Uluslararası bir firmada çalışmak istiyorum...”.

Bugün geçmişe baktığımda iş hayatımın dörtte üçünden fazlasını uluslararası firmalarda geçirdiğimi görüyorum. Ne istiyorsan, onu alıyorsun hayattan. Bu nedenle kafanda ne olduğunun önemi büyük. Ne istiyorsun hayattan? Bir sonraki adımın ne olmalı? Bu düşünceyi koydun mu aklına, cevabını bulursun.

“Yazmalıyım” düşüncesi ile girdim içeriye. Büyük bir bardak su aldım, çalışma odasına geçip bilgisayarı açtım. Yazıyorum. Yazmamın bir çok nedeni var. En önemlisi, örnek olmak sanırım. Omuzlarımdaki rütbeleri sökerek beş parasız geldiğim İstanbul’da, satış mesleğinde attığım adımlar beni beklentilerimin de ötesinde bir hayata taşıdı. Bu zaman makinesinde ilerlemek gibi birşey. Biniyorum makineye, on sene sonraya gitmek için. Gözlerimi açtığımda kendimi cennette buluyorum J. Yok ölmedim, dünyadaki cennetten bahsediyorum. Büyüleniyorum. “Nasıl oldu bunlar?” diye dönüp baktığımda ise, beni ileriye taşıdığı için “Sihirli Adımlar” diye ifade ettiğim özelliklerimin neler olduğunu görüyorum.

Ben bu kitaba, kendi sihirli adımlarımın neler olduğunu yazıyorum. Sizi de, kendi sihirli adımlarınızı yazmaya davet ediyorum. Her yazdığınız kelime, bir altın parçası gibi birikerek, hayal ettiğiniz geleceği oluşturma konusunda size yardımcı olacak.

Satış alanında yazdığım bu kitabın, size bir sihirli değnek gibi hizmet etmesini, ilham vermesini hedefliyorum. Bu ilhamla, kendi başarı hikayenizi oluşturacağınıza inanıyorum.

 “Yaşamım sona erecek diye korkma, hiç başlamazsa diye kork”
Grace Hansen

Ödül Zamani
© Copyright 2011 Ercan AYDIN. All rights reserved


Website powered by Network Solutions®