Ercan AYDIN

Hoşgeldiniz

Ercan Aydın

Hizmetler

Referanslar

Kitaplar

Sihirli Adımlar

Satış

Kanal Yönetimi

Okur Görüşleri

Altın Madeni

Yüksek Topuklu Lider

Kadının Yükselişi

Zümrüt Madeni

Geleceğe Köprüler

Pro Koç

Elmas Madeni

Hayal ve Gerçek

9

Günden Geceye

Uyku Partisi

Başarı

Koçluk

Koçluk - Etik Kuralları

Koçluk Sertifikasyonu

Koçluk - Soru ve Cevaplar

ICF®

Koçluk Araçları

Hayat Çemberi

Hayat Karnesi

Dilek Ağacı

Köprüler

Bridges to The Future

Where Are You?

Your Dream World

Design The Bridge

Built The Bridge

Use The Bridge

What is Next?

Keyif

Her

Anın

Tadını Çıkar :)

Müzik

Sinema

Kitap

Sesli Kitap

Kişisel Gelişim Uzmanları

English

Ercan AYDIN

Professional Coaching

Leadership & Consultancy

Professional Speaker

Connect

HEDEFE DOGRU ADIM

Günden Geceye

Bir güzel bahar gününün, akşam üstündeyim. Masayı toparlıyorum. Ertesi sabah gireceğim sınav için son tekrarları yapmışım. O günün en önemli buluşmasına hazırlanıyorum, heyecanla...

Odanın kapısına gelince, arkamı dönüp bakıyorum. Bu yaptığım, son kucaklaşma. Bütün gün boyunca içine dalıp çıktığım ders notları, kitaplar ve onların üzerinde dans ettirdiğim renkli kalemler, hizaya girmiş beni yolculuyorlar. Onların bu saygılı duruşunu, yüzümde tatlı bir gülümseyişle, oldukça derin bir nefes alıp... vererek... son bir bakışla selamlıyorum. Buluşmaya hazırım.

Evden çıktığımda kafamı kaldırıp gökyüzüne bakıyorum. Elimde olmadan, çok derin bir nefes daha alıyorum… Nefes verirken, sanki içimden bir şeyler dışarı çıkıyor... Biraz daha hafiflediğimi hissediyorum. Yüzüme yine o gülümseme geliyor.

Aldığım derin nefesler birbirini izliyor. Her derin nefeste biraz daha hafifleyerek, buluşacağımız yere doğru, kanatlanarak uçuyorum.

Buluşma yerimize tam zamanında varıyorum: Tüm güzelliği ile karşımda, kızarıyor. Kırmızı yanaklarından yayılan güzellikler, bembeyaz bulutları pembeleştiriyor. Sonra bir yangın yerine çeviriyor herşeyi. Kırmızının her tonu, her yerde…

Gözlerimle buluşan bakışları derinlere yöneliyor: Beynimi ve ruhumu kırmızıya boyuyor. Hareketsiz, büyük bir saygı ile onu selamlıyorum. Öylesine güzel ki, ona bakarken içim içime sığmıyor, boğazım düğümleniyor.

Bu olağanüstü buluşmada zaman su gibi akıyor. Ayrılık vakti geldiğinde, yavaşça arkasını dönüp gidiyor. 

Derin bir nefes daha alıp, arkasından el sallıyorum...

Ercan Aydın

1989


© Copyright 2011 Ercan AYDIN. All rights reserved


Website powered by Network Solutions®